x

Belirli Süreli İş Sözleşmelerinde İhbar ve Kıdem Tazminatı

İhbar Tazminatı: Belirli koşullar oluştuğunda işçinin hak ettiği bir ödemedir. Belirsiz süreli iş sözleşmesiyle çalışan işçinin iş akdinin feshedilebilmesi için işçiye belli bir süre önceden bu durumun bildirilmesi gerekmektedir. Belirli süreli sözleşmelerde bitiş süresi önceden belirlenmiş olduğu için “ihbar süreleri/ihbar tazminatı” söz konusu olmamaktadır. Sözleşmeye aksi bir durum konulsa dahi geçersizdir. İş Kanunu’nda ihbar tazminatından bahsedilirken belirsiz süreli sözleşmeler için olduğu vurgulanmıştır. Bu nedenle bir ihbar süresinden söz edemeyiz. Ancak sözleşmenin belirli olma özelliği kanunen geçersiz sayıldığında sözleşme belirsiz olduğu için ihbar tazminatı da söz konusu olacaktır.

Kıdem Tazminatı: Bu tazminatın ödenmesi için sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması fark etmemektedir. 1 yıl şartını dolduran ve kıdem alma şartlarını sağlayan bir işçiye sözleşmesinin belirli ya da belirsiz olmasına bakılmaksızın kıdem tazminatı ödenmelidir. İş Kanunu’nda kıdem tazminatına belirli süreli sözleşmeyle çalışan personellerin hak kazanamayacağına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Genel olarak Yargıtay kararlarında işverenin sözleşmeyi yenilemeyeceğinin beyanının sözleşmenin işveren tarafından feshi olarak kabul edildiği görülmekte ve işçi kıdem tazminatına hak kazanmaktadır. Ayrıca ayrım gözetmeme ilkesine dayanarak emsal işçiyle aynı şartların kıdem tazminatında da geçerli olması gerekmektedir.

Özel okullarda görev yapan öğretmenler, Özel Öğretim Kurumları Kanunu’na tabi olarak “süreli sözleşme” ile çalışmaktadır. Bir öğretmen ile özel okul arasında sürekli olarak art arda olarak birden fazla belirli süreli sözleşme yapılması halinde, bu sözleşmenin “belirsiz sözleşmeye” dönüp dönmediği konusunda Yargıtay 7., 9. ve 22. Hukuk Daireleri tarafından birbirinden farklı kararlar verilmişti. Bu konu, işçilerin hak ve alacaklarının tespiti bakımından önem arz etmesi nedeniyle doğru tespit yapmak mühimdir. Belirli süreli iş sözleşmelerin yenilenmesi nedeniyle belirsiz süreli iş sözleşmesine dönmesi halinde haklı bir nedene dayanmadan sözleşmesi yenilenmeyenler işe iade davası açabilir, ihbar ve kıdem tazminatı alabilir.

Uygulamada özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenler bakımından farklı kararların veriliyor olması, belirli süreli sözleşmeler yapılmasına karşılık sözleşmenin yenilenmesi halinde sözleşmenin belirsiz süreliye dönüp dönmeyeceğinin tespiti ve işçilik hak ve alacaklarına ilişkin karar birliğine varmak amacıyla Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu bir karar vermiştir. Bundan sonra verilen bu karar diğer tüm mahkemeler için de bağlayıcı olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.02.2018 tarihli 2017/1 Esas 2018/2 Karar sayılı kararı ile 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu’nun 9’uncu maddesi uyarınca özel eğitim kurumlarında çalışan öğretmenlerin sözleşmelerinin belirli süreli olduğu, iş sözleşmesinin yenilenmiş olmasının sözleşmenin belirli süreli niteliğini değiştirmeyeceği hususunda nihai karar verilmiş oldu. Sözleşmenin belirli süreli yapılması gereken hallerde belirli süreli sözleşmenin zincirleme yapılmasının sözleşmenin belirli süreli olma niteliğini ortadan kaldırmayacağı da kararda yer aldı.

Yukarıda açıkladığımız üzere özel öğretim kurulunda çalışan öğretmenlerin iş sözleşmelerinin belirli süreli iş sözleşmesi olduğu hususu netlik kazanmıştır. Bu nedenle işe iade davası açma veya ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmamaktadır. Ancak kıdem tazminatının ödenip ödenmeyeceği hususu ise bir soru işareti olarak varlığını sürdürmektedir. 4857 Sayılı İş Kanunu’nda ve ilgili mevzuatta belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kıdem tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususunda açık bir düzenleme yer almamaktadır. Bu nedenle kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmayacağı hususunda Yargıtay İçtihatlarına başvurmak gerekecektir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2009/22355 E. 2011/34265 K. sayılı 03.10.2011 tarihli kararında:

Halen yürürlükte olan ve kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde “Bu Kanuna tabi işçilerin hizmet akitlerinin…” cümlesi ile iş sözleşmesinin belirli ya da belirsiz süreli olmasının kıdem tazminatına hak kazanma açısından önemli olmadığı belirtilmiştir. Burada önemli olan fesih iradesinin kim tarafından ortaya konulduğu ve kıdem tazminatına hak kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Örneğin belirli süreli iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca haklı nedenle fesheden işçi bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatına hak kazanacaktır. Elbette kural olarak belirli süreli iş sözleşmesi kararlaştırılmış ve süre sonunda taraflardan herhangi biri fesih iradesini ortaya koymamış ise iş sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği açıktır. Ancak belirli süreli iş sözleşmesinin sona ermesinden önce taraflardan biri yenilememe iradesini ortaya koymuş ise burada yenilemeyen tarafın iradesine göre kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılamayacağı araştırılmalıdır. İşveren yenilememe iradesini göstermiş ve haklı nedene dayanmıyor ise bir yıllık kıdem koşulu gerçekleştiği takdirde kıdem tazminatı ödenmelidir.” şeklinde hüküm oluşturulmuştur.

Buna göre öncelikli olarak iş sözleşmesinin kim tarafından ve ne şekilde sona erdirildiği, kıdem tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarının doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Tek başına sözleşmenin süresinin sonunda sona erecek olması işçiye kıdem tazminatı ödenmeyeceği anlamına gelmemektedir.

Öğretmenin Kıdem Tazminatı

Bu belirli şartları taşıdıktan sonra öğretmenler de dahil bütün işçilerin kıdem tazminatına hak kazanması gerekir. Burada öğretmenlerle ilgili en önemli husus, sözleşmenin yenilenmemesi halidir. Bu durumda da önemli olan soru, sözleşmeyi kimin yenilemediğidir.

Bilindiği üzere öğretmenler mevzuat gereği belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalışmak zorundadırlar. Yani okul ile öğretmen her sene sözleşme yenilerler.

Sözleşme yenileme zamanında okul, öğretmenle sözleşme yenilemeyeceğini sözlü ya da yazılı olarak beyan ediyorsa veya hali hazırda bir başka öğretmenle sözleşme imzaladığı anlaşılıyorsa öğretmen kıdem tazminatına hak kazanmış demektir.

Ama öğretmen, sözleşme yenilemeye yanaşmıyorsa ya da bir başka okulla sözleşme imzalamışsa bu durumda kıdem tazminatı hakkını kaybetmiş demektir.

Öğretmenin ihbar tazminatı

İhbar sürelerini ve dolayısıyla ihbar tazminatını düzenleyen İş Kanunu’nun 17nci maddesi açık bir şekilde, ihbar süreleri için “belirsiz süreli” iş sözleşmesini ön şart olarak ortaya koymuştur. O halde belirli süreli iş sözleşmesinin imzalandığı bir durumda ihbar tazminatı söz konusu olmayacaktır.

Belirli süreli iş sözleşmesi imzalamak öğretmenler için bir zorunluluk olduğundan, özel okulda görev yapan bir öğretmenin ihbar tazminatı hiçbir şekilde söz konusu olmayacaktır.

SONUÇ OLARAK

Özel okulda görev yapan bir öğretmen için ihbar tazminatı kesinlikle söz konusu olmazken kıdem tazminatı ise aşağıdaki durumlara göre belirlenir.

  • Sözleşmeyi okul yenilememişse, öğretmen kıdem tazminatına hak kazanır.
  • Sözleşmeyi öğretmen yenilememişse, kıdem tazminatı hakkını kaybeder.

 

Bu iki temel kuralın istisnası şudur.

Eğer sözleşme yenilemeyen okulun haklı bir nedeni varsa öğretmen kıdem tazminatı alamaz.

Aynı şekilde sözleşme yenilemeyen öğretmenin haklı bir nedeni varsa bu kez öğretmen kıdem tazminatına hak kazanır.

5580 sayılı ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI KANUNU

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir.

Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar.

 

 

Tanımlar

MADDE 2 – Bu Kanunda geçen;

…d) Yabancı okullar: Yabancılar tarafından açılmış özel okulları,

…l) Milletlerarası özel öğretim kurumları: Yalnız yabancı uyruklu öğrencilerin devam edebilecekleri özel öğretim kurumlarını,

ifade eder.

 

Özlük hakları ve sorumluluklar

MADDE 9 – Kurumlarda çalışan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler ile kurucu veya kurucu temsilcisi arasında yapılacak iş sözleşmesi, en az bir takvim yılı süreli olmak üzere yönetmelikle belirtilen esaslara göre yazılı olarak yapılır. Mazeretleri nedeniyle kurumdan ayrılan öğretmen ve öğreticilerin yerine alınacak olanlar ile devredilen kurumların yönetici, öğretmen ve öğreticileri ile bir yıldan daha az bir süre için de iş sözleşmesi yapılabilir.

(Mülga ikinci fıkra: 1/3/2014-6528/14 md.)

Sosyal yardım kapsamındaki ek ödemeler, bütçe kanunlarıyla resmî okul öğretmen ve personeline sağlanan haklara denk olarak okul öğretmenlerine ve personeline de ödenir. Sosyal yardım kapsamındaki ek ödemelerden gelir vergisi kesilmez.

Kurumlardaki ek ders ücreti miktarı, resmî okullar için tespit edilen miktardan az olamaz. Ancak, 8 inci madde uyarınca resmî okul ve kurumlardan ücretli olarak görevlendirilenlere verilecek ek ders ücreti miktarı, resmî okullar için tespit edilen ek ders ücretinin iki katını geçemez.

Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, bu Kanun hükümleri saklı kalmak üzere;

  1. a) Sosyal güvenlik ve özlük hakları yönünden; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu,
  2. b) Yetki, sorumluluk, ödül ve cezalar ile bunların uygulanması bakımından; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1702 sayılı İlk ve Orta Tedrisat Muallimlerinin Terfi ve Tecziyeleri Hakkında Kanun, 4357 sayılı Hususi İdarelerden Maaş Alan İlkokul Öğretmenlerinin Kadrolarına Terfi, Taltif ve Cezalandırılmalarına ve Bu Öğretmenler İçin Teşkil Edilecek Sağlık ve İçtimaî Yardım Sandığı ile Yapı Sandığına ve Öğretmenlerin Alacaklarına Dair Kanun ile 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun,

hükümlerine tâbidir.

Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiillerin işlenmesi halinde bu kişilere kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yerine brüt aylığından 1/4’ü ile 1/2’si arasında maaş kesim cezası, çalışma izni veren makam tarafından verilir. Tekrarı hâlinde ise göreve son verilir.

1702 sayılı Kanuna göre meslekten çıkarılma veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlenmesi hâlinde, Bakanlığın görüşü alınmak suretiyle personelin görevine, izni veren makam tarafından son verilir.

Yetki, sorumluluk, ödül, sicil, disiplin ve cezaların uygulanmasına ilişkin diğer esas ve usûller çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Kurumlarda görev yapan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler, görevleri sırasında suç işlemeleri veya görevleri nedeniyle kendilerine karşı işlenen suçlardan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanması ve ceza kovuşturması bakımından kamu görevlisi sayılır.

 

Çalışma izninin iptali ve geçici görevlendirme

MADDE 10 – İki defa teftiş raporuyla başarısızlığı tespit edilen yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin çalışma izni, izni veren makam tarafından iptal edilir.

(İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 22/5/2013 tarihli ve E.: 2013/39, K.: 2013/65 sayılı Kararı ile.)[12]

Bu durum, ilgiliye tebliğ edilmek üzere kuruma bildirilir. Tebliğ, sözleşmenin feshine ve ilgilinin kurumla ilişiğinin kesilmesine yeter sebep teşkil eder.

Kurumların teftiş ve denetlenmesi sırasında valilik, lüzum görülen durumlarda kurumun yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerini görevden uzaklaştırabilir. Bu takdirde valilikçe, geçici görevlendirme yapılarak gerekli tedbirler alınır.

İstanbul avukat, Soğanlık avukat, Kartal avukat, Pendik avukat, İstanbul ceza avukatı, İstanbul boşanma avukatı, İstanbul tapu avukatı, İstanbul gayrimenkul avukatı, İstanbul ticaret avukatı, en iyi avukat, uzman avukat, İstanbul tazminat avukatı, Çek senet fatura icra avukatı, GOS Partners, G.O.S. Partners Law Firm & Mediation