x

Teminat Senedi Nedir?

Teminat senedi, bir işlemin gerçekleştirilebilmesi için gereken teminat tutarının belirlenmesinde kullanılmaktadır. Bir edimin garanti altına alınması maksadıyla düzenlenmektedir. Teminat senedi, Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmemiştir. Teminat senedi bir kıymetli evrak değildir. Teminat senedinde alacağın tahsili genel haciz yoluyla yapılmaktadır. Teminat senedi, finansal piyasalarda işlem yapan yatırımcıların risklerini azaltmak amacıyla kullanılmaktadır.

 

Teminat Senedi Nasıl Düzenlenir?

İki taraf arasında yapılan bir sözleşmenin yerine getirilmesini garanti etmek amacıyla teminat senedi sunulmaktadır.

  1. Öncelikle teminat senedinin türü belirlenmelidir. Sözleşmenin türüne göre teminat senedinin türü belirlenir. Örnek olarak teminat mektupları, banka garantileri, teminat senetleri, ciro edilmiş çekler, rehinler, ipotekler ve kefaletler verilebilir.
  2. Teminat senedinin türüne ve ihtiyacına göre şartlar belirlenir. Teminatın tutarı, ne zaman ve nasıl ödeneceği, senedin içeriği, geçerlilik süresi vb. şartlar belirlenir.
  3. Teminat senedinin tarafları belirlenir. Düzenleyen taraf, teminatı talep eden ve alan taraf belirlenir. Tarafların adları, kimlik bilgileri, adresleri senette yer alır.
  4. Taraflar arasında teminat senedi imzalanır. Tüm tarafların imzası senedin geçerliliği için gereklidir.
  5. Teminat senedinin geçerliliği ve kabul edilmesi için şekil ve format belirlenir. Teminat senetleri belirli bir formatta ve şekilde düzenlenir.

 

Teminat Senedi İcra Takibi Nasıl Yapılır?

Teminat senedinin muaccel olduğu durumlarda icra takibi gündeme gelmektedir. Borcun tahsili için yapılan yasal bir süreçtir. Teminat senedinin alacaklısı, senette yer alan şartların gerçekleşmemesi durumunda senet icra takibi için kullanılabilmektedir. Teminat senedi icra takibinde senedin geçerlilik süresi bitmeden evvel icra takibi başlatılması gerekmektedir. Aksi durumda senedin geçersizliği söz konusu olacağından icra takibi başlatılamaz. Alacaklı tarafından teminat senedi icra takibi için başvurulur. İcra dairesi gerekli kontrolleri yaparak senedin geçerliliğine ve tutarın ödenip ödenmediğine bakar. Senet tutarının ödenmediğinin tespit edilmesi durumunda, alacaklı veya alacaklı vekilinin talebiyle, borçlu kişinin bankadaki hesaplarından ya da gayrimenkullerinden tahsil etmek için harekete geçer.

 

Senet Üzerinde Yalnızca ‘’Teminattır’’ Yazması Yeterli Değildir

Senet üzerinde yalnızca ‘’teminattır’’ vb. ifadelerin eklenmesi senedi teminat senedi haline getirmez. Yargıtay’ın da bu yönde birçok kararı bulunmaktadır. Yargıtay 12. H.D., 1997/5624 E., 1997/5946 K. sayılı kararında; Senedin arkasında sadece teminat olarak yazılması, neyin teminatı olduğunun belirtilmemesi, senedin teminat senedi olduğunun kabulü ile takibin iptali sonucunu doğurmaz.” denilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2012/768 E., 2013/312 K. sayılı ilamında, senedin teminat senedi vasfı taşımadığı durumda kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılabileceği belirtilmiştir. ‘’Takipte dayanılan 24.03.2008 tarihli ve 150.000 YTL tutarlı bonoda, bononun teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığı gibi, taraflar arasında düzenlenen 24.03.2008 tarihli kredi sözleşmesinde de dayanak senedin teminat olarak verildiğine dair bir kayıt bulunmamaktadır.

Ayrıca icra mahkemesi dar yetkili mahkemedir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin açıkça yazılması gerekir. İcra mahkemesi bu konuda sözleşmedeki maddelerin yorumlanması, gerçek borç miktarı ile takibe konulan miktarın üzerinde durarak araştırma yapamaz. İcra mahkemeleri şekli inceleme ile karar verir.

Bu durumda mahkemece, itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeler ile şikâyetin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve maddi olguya ilişkin açıklamalar ve aynı hususlara işaret eden Özel Daire kararı dikkate alınmadan, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Bu itibarla, aynı yöne işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire Bozma kararına uyulmak gerekirken, yanılgılı gerekçe ile önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırı olup; kararın bozulması gerekir.’’

 

Teminat Senedi Devredilebilir Mi?

Teminat senedinin kıymetli evrak olmadığından yukarıda bahsetmiştik. Sadece kıymetli evrak vasfına sahip evraklar ciro edilebileceğinden teminat senedinin ciro edilebilmesi mümkün değildir. Teminat senedi ancak alacağın temliki hükümlerine göre devredilebilir. Teminat senedi üzerine ‘’ciro edilemez’’ yazmasının da hukuki olarak bir anlamı bulunmamaktadır. Yargıtay’a göre, kambiyo senedi vasfını taşımayan senede bağlı hak ciro ile değil, ancak usulüne uygun olarak yapılmış bir alacağın temliki sözleşmesiyle devredilebilir.

 

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Yargıtay 12.H.D, 2014/11410 E., 2014/13843 K., 19.11.2013 T.;

 

“…bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı senedin teminat senedi olmasından bahisle takibin iptali istemine ilişkindir. Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir…”

 

Yargıtay 12.H.D., 2018/11241 E., 2019/16137 K., 7.11.2019 T.;

 

“…Takip dayanağı senedin teminat senedi olduğu iddiasının, hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerekir (HGK’nun 14.03.2001 tarih ve 2001/…-233 E, 2001/257 K. sayılı ve yine HGK’nun 20.06.2001 tarih ve 2001/…-496 Sayılı kararları). Senet üzerine yazılmış teminat kaydının senet metnine dahil olması gerekir.

Somut olayda, takip dayanağı bononun incelenmesinde, bononun sol ön yüzünde;” İş bu Senet Daire Teminat ipotekleri çözüldüğünde düşer” ibaresinin senet metni dışında kalacak şekilde yazıldığı anlaşılmıştır. Senet metnine dahil olmayacak şekilde yazılan teminat kaydı senedin kambiyo vasfını etkilemez. Borçlu tarafından teminat iddiasını ispata yarar başkaca delil de ibraz edilmediği anlaşılmıştır.

O halde Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun itirazının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir…”

 

Yargıtay 12.H.D., 1998/2346 E., 1998/3140 K. sayılı kararında;

” Takip dayanağı senedin ön yüzünde “Bedeli teminat ahzolunmuştur.” İbaresi tek başına senedin teminat için verildiğini ve kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konulamayacağını göstermez. Ayrıca senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu hususunun yazılı belge ile kanıtlanması gereklidir.” denilmiştir.

 

Yargıtay 12.H.D., 2013/13136 E. 2013/22004 K. sayılı ilamı;

‘’…Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu, dayanak bononun taşeronluk sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, sözleşmede belirtilen şartlar gerçekleşmeden takibe konulduğunu belirterek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece takibin iptaline karar verilmiştir.

Somut olayda; takibe konu bono metninde, bononun teminat olarak verildiğine dair bir kayıt olmadığı gibi taraflar arasında imzalanan sözleşme metninde de takip konusu bonoya açıkça atıf bulunmadığı ve alacaklının da bononun teminat senedi olduğu şeklinde bir kabulünün olmadığı görülmektedir. Bu durumda takibe konu bononun 12.04.2011 tarihli sözleşme kapsamında verilmiş teminat senedi olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.

O halde mahkemece istemin reddi gerekirken, gerekçeli kararın gerekçe kısmında davanın reddi gerektiği açıklanarak hüküm fıkrasında davanın kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir…’’

İstanbul avukat, Soğanlık avukat, Kartal avukat, Pendik avukat, İstanbul ceza avukatı, İstanbul boşanma avukatı, İstanbul tapu avukatı, İstanbul gayrimenkul avukatı, İstanbul ticaret avukatı, en iyi avukat, uzman avukat, İstanbul tazminat avukatı, Çek senet fatura icra avukatı, GOS Partners, G.O.S. Partners Law Firm & Mediation